Mavi Öyküler

Bolca kahve ve kitap, çokça fotoğraf; haliyle gezi ve yemek ve biraz da moda soslu bir blog.

Kategori: mavi öyküler

Tüm ‘mavi ekranlar’ kötü, mü?

Tüm 'mavi ekranlar' kötü, mü?
Adında “sosyallik” barındıran ancak gerçekte pek de sosyal olmayan sosyal medya kullanımının ve televizyon karşında vakit geçirmenin, genel bir tabirle mavi ışık yayan ekranlara bakmanın, çocuklar ve gençlerde bunalıma (depresyona) neden olduğu düşünülüyordu. Fakat Kanada’da yapılan yeni bir araştırma, tüm mavi ekranların toptan suçlanamayacağı yönünde sonuçlar çıkarmış.

Read More

“Tsundoku”

Karl Lagerfeld

Şubat (2019) ayında hayata gözlerini yuman ünlü Alman modacı Karl Lagerfeld, “Satın aldığınız her kitapla onu okuyacak zamanı da satın almalısınız” demiş. -Yine- ünlü Alman düşünür Walter Benedix Schönflies Benjamin ise kendisiyle söyleşiye gelen ve çalışma odasında, koli içerisinde yeni alınmış onlarca kitabı görerek, biraz da alay edercesine bu kitapların hepsini okuyacak vakit bulup bulamayacağını soran muhabire, “Kitaplar yalnız okumak için değil, aynı zamanda birlikte yaşamak içindir de” demiştir. Tarihte daha da geriye uzandığımızda, bir başka düşünür, Seneca ise; “Fazla kitap dikkat dağıtır. Sahip olacağın tüm kitapları okumak mümkün olmayacağına göre, okuyabileceğin kadarına sahip olmak yeterlidir.” demiştir. Ki Lagerfeld’in sözünün bir nevi altyapısını oluşturmuştur.

Kitaplar hakkında, yukarıda alıntıladığım haricinde onlarca, yüzlerce hatta belki binlerce söz/vecize olduğu malûmunuz. Fakat Japonya’da, Walter Benjamin’in sözüne atıfta bulunurcasına gelişen bir kavram var: Tsundoku. Tsundoku, Japoncada daha sonra okunmak üzere alınan kitapların oluşturduğu yığınlara verilen isim ve bu yazıyla biraz tsundoku hakkında karalama yapmaya çalışacağım.

Read More

“Büyük” John Buscema ve Eskizler Kitabı

Bundan 17 sene evvel, içinde bulunduğumuz ayda (tam olarak 10 Ocak günü) çizgi roman dünyasında “Big John” olarak bilinen tam adıyla Giovanni Natale Buscema vefat etti.

John Buscema, ya da İtalyan kökenini yansıtan tam adıyla Giovanni Natale Francesco Buscema, 11 Aralık 1927’de Brooklyn, New York’ta doğdu. Babası, oğlunun kendi izinden yürüyerek bir berber olmasını istemiştir. Ancak Buscema, sanatla ilgilenmiş ve öğrencilik yıllarında pek çok öğleden sonrasını kütüphanede geçirerek sanatçıların hayatlarını ve onları meşhûr yapan eserleri nasıl hayata getirdiklerini araştırmıştır. Alışılageldik şekilde, aile içerisinde babasının aksine annesi, sanatla uğraşması yönünde oğlunu cesaretlendirmiştir.

Read More

Hello World!

Merhaba,

Programlama dilleri öğreniminde ilk yazılan kod parçasında ekrana “Hello World” yani “Merhaba Dünya” yazdırma geleneği vardır. Bu geleneğe selam vererek bizde size merhaba diyoruz.

Read More

Powered by WordPress & Theme by Anders Norén