Yukarıda fotoğrafını gördüğünüz kişi Paul Tough. Kendisi, -muhtemelen sadece Amerika’da- çok satanÇocuklar Nasıl Başarılı Olur” adlı kitabın yazarı. Pegasus Yayınlarından, Bahar Çetiner‘in çevirisiyle çıkan, 165 sayfalık Çocukların Başarılı Olmasına Yardım Etmek: İşe Yarayan Yöntemler ve Nedenleri kitabıyla ise sitemizin konuğu.

Güçlük” başlığıyla başlayıp “Çözümler” başlığıyla biten toplam 23 bölümlük kitapta, doğumdan itibaren doğru araçlarla donatıldığı takdirde bütün çocukların otokontrol, azim ve başarı kapasitesinin olduğuna dair bir dizi araştırma ve bu araştırmaların yorumlarını okuyorsunuz. Kitap, “yoksulluk içinde büyümek çocukların zihin ve fizik gelişimlerini ne derece etkiliyor“, “ev içerisinde yaşanan olumsuzluklar anaokulundan liseye kadar çocukların performanslarına yansıyor mu?” ve “çocuklardan sorumlu tüm yetişkinler, çocukların iyi bir geleceğe sahip olma şansını artırmak için ne gibi adımlar atabilirler?” sorularının yanıtlarını arıyor.

Aslında giderek artan kanıtlar, bir çocuğun sağlıklı gelişimine karşı en ciddi tehditlerden birinin ihmâl (bir ebeveyn ya da bakıcı duyarsızlığı) olduğunu öne sürüyor. …aslında araştırmacılar ihmâlin bir çocuğa fiziksel istismardan daha uzun vadeli zararlar verebildiğini keşfettiler.
-Syf.41

Öncelikle belirtmeliyim ki, yazarın bir önceki kitabını yani “Çocuklar Nasıl Başarılı Olur”u okumadım. Geçen sene, Ağustos ayındaki kitabı alma sürecimde, kitap hakkında yapılan yorumları okuyup -iki çocuk babası olduğumdan dolayı- kitabın adına dâhil yardım etmek ile bir eylem plânı oluşturabileceğimi düşünerek tercihimi bu kitaptan yana kullanmıştım. Hattâ, kitabı okur ve beğenirsem diğer kitabı da alırım diye alışveriş listemde tutuyordum. Artık tutmuyorum.

Çocuklar bebeklikten başlayarak, dünyayı anlamlandırmak için ebeveynlerinden gelen yanıtlara güvenirler.
-Syf.30

Kitapta, bebeklikten yetişkinliğe uzanan süreç kaba hatlarıyla inceleniyor. Dar gelirli, orta sınıf ve varlıklı aileler ve bu ailelerin dâhil oldukları sosyo-ekonomik çevreler ve ilgili tüm koşulların öğrenciye etkisi üzerine yapılan çalışmalardan istatistikler ve buna bağlı olarak yapılan yorumlar bu küçük hacimli kitabın sayfalarını dolduruyor. Ancak kitapta bahsedilen tüm hususların merkezinde Amerika Birleşik Devletleri var. Ve takdir edersiniz ki, bu federal devletin ülkemize göre farklı bir eğitim ve kültür yapısı var. Ve haliyle bu durum, elinizde bir kıyaslama verisi yoksa, ki yok, bizim açımızdan “havada kalan” rakamları ve değerlendirmeleri okumak anlamına geliyor.

Yoksul çocuklar ortalama olarak, varlıklı çocukların yediklerinden daha az besleyici gıdalar tüketip daha kötü tıbbî tedavi alırlar. … Varlıklı ebeveynler tipik olarak erken çocuklukta evlatlarına daha çok kitap ve eğitici oyuncaklar sunarken, dar gelirli ebeveynlerin iyi kütüphaneler, müzeler ve diğer zenginleştirici fırsatlara yakın bir muhitte oturma olasılıkları daha düşüktür. Bebeklerine ve çocuklarına konuşurken geniş ve çeşitli bir kelime haznesi kullanmaları ise pek olası değildir.
-Syf. 25

Konuya birebir dâhil olmayanlar yani çocuk eğitimini bir meslek ya da gönüllü olarak yapanlar haricindeki kişiler, özellikle anne-babalar için, bu kitap zor bir kitap. Amerika özelindeki, hattâ eyaletlerine özel, kurum ve kuruluşların, gidişatı pek iyi olmayan eğitim sistemlerine yönelik çalışmalarını okuyorsunuz. Bizde karşılığı olmayan sorunlarını ya da sıkıntılarını okurken kitabın okunma hızının epey düştüğünü belirtmeliyim. Ancak, elbette bu durum, yapılan çalışmaları ve/veya yapılan çalışmalardan elde sonuçları gözardı etmeyi gerektirmiyor; Yazı içerisinde alıntıladığım kısımlar gibi genel ve faydalı yorumlar çıkarmak mümkün. Ben özellikle, kitabın başlarında yer alan Stres, Ebeveyn ve Travma başlıklarında anlatılanlardan epey istifade ettim.

Ebeveynleri kendileriyle daha çok oynayan çocuklar, çocuklukları boyunca IQ, saldırgan davranış ve otokontrol testlerinde daha iyidirler.
-Syf. 51

Kitabın, orijinal baskısının kapağı; Türkçesindeki kapak tasarımı da aynı elbette.

Paul Tough, bu kitabın, üzerinde çalışmaya başladığında aslında bir kitap olmadığını, esas amacının yalnızca internet üzerinde yayımlanacak bir rapor yazmak olduğunu belirtiyor. Yazarın dediği durumdan mı yoksa yazarın yazma kabiliyetin mi bilmiyorum ama kitabın dili pek akıcı değildi. Maalesef çevirinin de olumsuz etkisiyle bu küçük hacimli kitabı bitirmek zor oldu.

Dağınık bir şekilde yazdıklarımı toparlamam gerekirse, kitap; Amerika Birleşik Devletleri özelindeki çalışmaları değerlendiren ama az da olsa genel -ve faydalı- bilgileri ihtiva eden ve maalesef kitap boyunca anlatılan durumlara kapsamlı çözüm önerileri sunamayan, konuyla ilgilenenler haricindekilere de pek hitap etmeyen, zor okunan bir kitap.

Saygılarımla,
İrfan.